İş Ara :  Tüm Türkiye İlan Ara
ADANMIŞLIK VE BAŞARI ÜZERİNE
Yayınlayan: TibbiMumessil.Com   ( 06.05.2012 )
ADANMIŞLIK VE BAŞARI ÜZERİNE
ADANMIŞLIK VE BAŞARI ÜZERİNE

Rekorla başlayan yeni bir ayın arifesindeyiz. Unutmamalıyız ki kırılan bir rekor yeni rekorların ve başarıların zeminini oluşturuyor. Artık en büyük rakibimiz kendi rekorumuz ve her an geçmek/yenmek zorunda olduğumuz bir rakibe sahibiz.

Yaşamın ilginç bir paradoksu olan kendimizle yarışa mahkumuz.

Adanmışlık, meslek hayatına yön veren  en önemli güdüleyici faktörlerden birisi. Çok iyi biliyorum ki sizler yeni fırsatlar yaratmak için telaş ederken çoğu zaman  yanınızda ne antrenörler var ne de adrenalin salgınızı yükselten sizleri alkışlayan kalabalıklar.

Mesleğimizin kaderidir bu. Enerjinin içimizden gelmesi gerekir. Hep kendimize “Bu benim hayatımın başta gelen önceliklerinden birisi”, “Ben bu işte en iyisi olmak istiyorum, elimden geldiğince, gücüm yettiğince bunun için her şeyi yapacağım” dememiz gerekir.

Unutmamalıyız ki, hayatın en önemli gerçeği varılacak hedefin değil arada geçen yolculuğun daha fazla önem taşımasıdır. İnanmalısınız ki hayat hiçbir zaman bir define avı değildir, hayatın kendisi definedir.

Mesleki yaşamı da dahil ederek genel olarak yaşamı iki tekerlekli bisiklet kullanmakla özdeşleştiriyorum, çoğu zaman.

Çocukluğunda bisiklete sahip olanlar, eminim ilk iki tekerlekli bisikletin alındığı ilk günü unutmamışlardır. O an bir çok kimsenin hemen ve kolaylıkla hatırlayabildiği bir andır.

Hiç şüphesiz ki bende ilkokul üçüncü sınıfta o yıllarda en önemli karne ödüllerinden birisi olan mavi iki tekerlekli bisikletimi unutamıyorum.

İlk zamanlarda, acemice sürüş deneyimlerim esnasında  başarılı olmak için en önemli kuralın kendini adamak olduğuna o günlerde öğrenmiş ve eğer başarılı olmak istiyorsan adanmalısın kararına o zaman varmıştım. Her şey yaşama o kadar uygun seyrediyordu ki;

En başta tek başına ayakta durmayı bile beceremeyen bu çelik yığını makinanın sizi sağ salim taşıyacağına inanmanız gerekiyordu. Başkalarının bunu becerebileceğini elbette görüyordum ama şimdi bu tür başarıyı benimde becerebileceğime kendime inandırmam gerekiyordu.

Hadi başarılı olacağına inandınız veya inandırıldınız, şimdide her türlü destek ve dayanağı bırakıp kendinizi o bisikletin üzerinde sırf kendi gücünüzün yarattığı hareketin kuvvetiyle dengelemeniz gerekiyordu.

Yine acı tecrübelerimle öğrendim ki virajlarda içeriye eğilmek şarttı. Yani olması gerekenin tersi gibi bir durumla karşılaşmıştım. İnsan niçin yere doğru eğilsin ki risk,  ama başlangıçta doğal eğilim kendimi tehlikeli bir durumdan uzağa itiyordu. İşte o an düşmekten kaçınmanın en iyi yolunun yerden mümkün olduğu kadar uzak durmakla ilgisi olmadığını anlamıştım.

Tam her şeyi öğrendim derken en önemli kurallardan birisiyle karşılaştım. İlk hızla bir süre adeta kayıp gidiyordunuz ama bir süre sonra pedal çevirmedikçe uzun süre gidemiyordunuz.

İlk günlerde yani olmazsa iade edelim başka bir ödül alalımla geçen günlerde asıl en önemli kuralın, sırf iade korkusuyla zamanla yarışırcasına defalarca düşseniz de tekrar kalkıp yeniden denemeliydiniz.

Çevrenizdeki çocuklara bakın, defalarca düşerler ama hiçbir zaman “vazgeçtim bir daha düşmek istemiyorum, artık bisikleti unutup yürümek istiyorum” demezler.

Çünkü çocuklar o düzinelerce düşüşe ya da başarısızlığa hiç önem vermezler.

Çünkü yol boyunca kendi güçleriyle uçmak gibi harikulade bir tecrübeye karşılık bu bedeli seve seve ödemeye hazırdır onlar.

Bedeli ödemeye adanmışlık, bir satıcının zihinsel tutumundaki kilit özelliktir.

Hatta eğer başarının bir giriş ücreti varsa o ücretin tümüyle adanmışlık olduğunu söyleyebilirsiniz.

Kendimizi, başarılı kendi deneyimlerimize bırakalım. Başkalarının başarısız miraslarına değil. Bu esnada hiçbir zaman yalanın kolaycılığını, dürüstlüğün zorluğuna tercih etmeyelim.

Kendi değer duygumuz performansımızın kalitesini saptayacaktır. Performans sadece iç değerlerin bir yansımasıdır, yoksa onların ölçüsü değildir.

Nasıl ki başka birini sevebilmek için önce yüreğimizde sevgiyi hissetmemiz gerekiyorsa başarıyı da önce yüreğimize yerleştirmeliyiz.

Sözlerimi çok sevdiğim Latince bir sözle noktalamak istiyorum.

“VITA NON EST VIVERE SED VALERE”

“HAYAT YAŞAMAYA LAYIK OLMAKTIR”

Mutlu, başarılı, üretken ve sevgiyle yaşayın.

Alper Kazanoğlu
Provia İlaç A.Ş Genel Müdürü
4 Mayıs 2012, İstanbul

 

 
Arkadaşınıza Göndermek İçin Tıklayınız.
 

   Aktif Forum
->Medconcept ilac firmasi...
->Sifar ilaç
->Asfield ilaç firması...
->Nilera ilaç
->Rompharm
->Abdi ibrahim innomed
->Biem ilaç
->Recordati ilaç,ta eleman...
->Gm bay hk
->Tecrübeli ilaç deposu...
Foruma gitmek için tıklayınız »
© 1999 - 2018 TibbiMumessil.Com - Her hakkı saklıdır. Tibbi Mümessil :: CV Oluştur :: İlaç Firmaları :: Medikal Firmalar :: Forum :: Kullanım Koşulları :: Kariyer Notları :: İletişim :: Ana Sayfa
Hakkımızda Forum Firmalar Bireysel Üye Kurumsal Üye Ana Sayfa Ana Sayfa Ana Sayfa Tıbbi Mümessil Com :: Sağlık Sektörü, İnsan Kaynakları :: Şifrenizi Tekrar Oluşturmak İçin Tıklayınız Yeni Üye Olmak İçin Tıklayınız Ara